Skip to content
Jocozon.com : Anasayfa Ozonun Uygulama Alanları Su arıtma sektöründe ozon uygulamarı
Su Arıtma Sektöründe ozon uygulamaları
Ozon gazı ilk önce su arıtma sektöründe dezenfeksiyon amaçlı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
İlerleyen araştırma sonuçlarıyla beraber ozonun yüksek oksitleme kapasitesi nedeniyle su arıtma
sektöründe birçok amaçla kullanılmaya başlanmıştır.

 

 

Yapılan araştırmalarda suya verilen ozon gazı ile dezenfeksiyonun yanı sıra sudaki istenmeyen tat, koku,
bulanıklık giderimi de söz konusudur.

Ülkemizde koku ve tat giderimi konusunda yapılan uygulama ve araştırmalar kısıtlı olsa da, yurtdışında
bu konuda çok ileri düzeylerde araştırmalar yapılmış ve ozonun diğer tat ve koku gideriminde kullanılan
materyal ve kimyasallara nazaran çok daha güvenli ve ekonomik uygulamalar olduğu görülmüştür.

Şunu da özellikle belirtmek isteriz ki kentsel yerleşimlerde su şebeke uzunluğundan ve şebekelerde
oluşabilecek girişim risklerine karşın diğer dezenfektanlarla ozonun beraber kullanımı ön görülmektedir.
Bunun sebebi de ozonun sudaki yarılanma ömrünün kısa olmasından ve suda herhangi bir kalıntı
bırakmamasından dolayı çok az miktarda da olsa diğer dezenfektanların kullanılması gerekmektedir.
Ancak ozonla birlikte kullanılan diğer dezenfektan miktarı çok çok düşmekte buda diğer dezenfektanların
olumsuz yanlarının (kalıntı bırakma, başka kimyasallara dönüşüm vb.) bertarafına katkı sağlamaktadır.

Bu konuda yurtdışı uygulamaları da bu şekildedir.
Bizlere üniversitelerde verilen eğitimlerde genel dezenfeksiyon uygulaması olarak klor ve buna bağlı
hesaplamalarla ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Ancak zamanla şunu öğrendik ki su
dezenfeksiyonunda klor uygulanabilecek en olumsuz uygulamadır.

Çevre teknolojileriyle uğraşan Çevre Mühendislerinin ve diğer mühendislik dallarının bilmesi gereken
konu da şudur ki ;

“Ozon, su arıtma sektöründe mevcut birçok dezenfeksiyon kimyasalına nazaran en güvenilir ve
zannedildiği kadar yüksek yatırım gerektirmeyen bir uygulamadır. Suda diğer dezenfeksiyon kimyasalları
gibi zararlı kalıntı bırakmaz tek kalıntısı aynı zamanda faydalı bir kalıntı olan çözünmüş oksijendir.”

GENEL OLARAK ENDÜSTRİDE OZON UYGULAMALARI

İSTENMEYEN TAT, KOKU VE RENGİN GİDERİLMESİ

Yeraltı ve yüzeysel sulardaki istenmeyen tat ve kokuların kaynağı genel olarak suda bulunan organik
veya sentetik organik maddelerdir. Bunların oluşumunda da bitkilerin çürümesi, bakteriyolojik
aktivasyonlar, hidrojensülfit özellikle yeraltı ve yüzeysel sularda tat ve kokunun oluşmasına neden
olmaktadır. Ozonlama işlemi ile ozon tüm bu maddeleri okside ettiğinden su kalitesinde ciddi artışlar
sağlamaktadır.

Yüzeysel sularda renk problemi ise bünyesinde bulunan humik, fuvik ve tanik asitler gibi organik
maddelerden kaynaklanmaktadır. Bu maddeler bitkilerin parçalanmasından ve fenol benzeri bileşiklerin
birikimiyle oluşmaktadır. Bu tip bileşikler ozonlama ile çok verimli bir şekilde oksitlenebilirler.

İSTENMEYEN MADDELERİN GİDERİLMESİ

Bu konuda su sistemlerinde suda iyon halinde bulunan demir ve manganın giderilmesi için ozon
uygulaması en ideal çözümdür. Ozonlama ile oksitlenen bu maddeler çökeli şeklinde uzaklaştırılırlar.
Ancak demir nazaran manganın oksitlenmesi daha zordur. Bu nedenle tasarımlarda mangan giderimi
için ozon tüketimi daha yüksek alınmalıdır. Sudaki 1 mg. manganın giderimi için yaklaşık 0,87 mg ozon
gereklidir. Uygulamada ise ozon miktarı suyun pH’ına, ozonun temas süresine ve sudaki diğer organik
madde miktarına göre değişkenlik gösterebilir.

Sularda siyanit, siyanat ve tiyosiyanat gibi nitrojen anyonları ozonlama işlemi ile çok kolay okside
olmaktadır.

Birçok organik maddeler özellikle kimyasal atıklar, fenolikler, pestisitler, deterjanlar, aromatik bileşikler,
hümik asit, protein ve aminoasitlerde ozonlama ile okside olmaktadır.

Sularda diğer giderilebien metaller ise kurşun, gümüş, kadmiyum, serium, nikel ve civadır.
Bu metallerde yine aynı şekilde ozonla oksitlenerek durultma işlemiyle sudan uzaklaştırılabilirler.

SULARIN MİKROBİYOLOJİK YÖNDEN ARITILMASI

Ozon oksidasyon kapasitesi en yüksek ve en güçlü dezenfektandır. Yüksek oksidasyon potansiyeli
mikroorganizmalar üzerinde tam etki göstermektedir. Bu etki mikroorganizma hücre zarını delerek
kendini göstermektedir.

Bu konudaki en önemli husus, ozonun sudaki diğer organik maddelerle reaksiyona girmesinden
dolayı öncelikle bu maddeleri okside etmesi daha sonra da mikroorganizmalar üzerinde etki
göstermesidir. Bu nedenle ön işlemden geçirilmiş (aktif karbon vb.) sularda uygulanacak ozon miktarı
daha da düşmektedir.

AMONYAK GİDERİMİNDE

Suda bazı faaliyetler sonucunda oluşan nitrit ozonlama işlemiyle kolaylıkla okside olarak nitrata
dönüşmektedir. Ancak amonyağın ozonlama ile giderilmesi oldukça güçtür. Amonyağın ozon ile
oksidasyonunda pH çok önemlidir. Reaksiyon dengesi, pH 7-9’dan daha fazla olması serbest amonyağa
doğru eğilim göstermekte ve belirli bir oksidasyon gözlenmektedir.

Ozonun organik maddeleri oksitleme hızı, amonyağın oksitlenme hızından daha yüksek olmasından
dolayı suda öncelikle organik maddeler daha sonra da amonyak oksitlenebilmektedir. Amonyak ozon ile
oksitlendiğinde önce nitrite daha sonra da nitrata yükseltgenmektedir.

Gerekli şartlar sağlandığında 1 gr. amonyakın nitrit ve nitrata yükseltgenmesi için 3,05 gr. ozon gereklidir.

Kısacası ozonun, su arıtma sektöründe kullanımı ile daha verimli çalışan tesisler yapmak mümkündür.